Tur Operatörlüğü Sistemi

Basında yer alan, 1618 sayılı kanunda tümünü değiştirilerek tur operatörlüğü sistemine geçileceği haberlerinden okuduğumuz kadarıyla, getirilmesi düşünülen sisteme SAYD olarak aşağıda belirttiğimiz sebeplerle temkinli yaklaşıyor ve uygun bulmuyoruz.
 
Tur operatörlük sistemi:  Gerek Alman gerekse diğer ülkelerdeki tur operatörlük sisteminin asıl çıkma sebebinin bu ülkelerin turizminin %90 cirosunun yurt dışına seyahat olmasıdır.  Bu ülkelerin soğuk bölgeler olduğu, 15 yıl kadar önce kendi sorunlarına kendi çözümü ürettikleri unutulmamalıdır. O çözüm onların çözümüdür. Biz, bizim çözümümüzü üretmeliyiz, geliştirmeliyiz. Türkiye’nin turizminin %90 ı Türkiye’ye doğru yapılan turizm olduğu, bu orana benzer ülkelerde Mısır, Kıbrıs, İspanya vb. şu andaki bizim mevcut sisteme benzer seyahat acenteleri yasaları uyguladıkları dikkate alınmalıdır. 
 
Fiyat baskısı: Mevcut konaklama üreticisi otellerimiz, Tur operatörlüğü sistemi ülkelerde tekelleşmeye doğru gittiğinden piyasayı kaybetmeme adına, anlaşma fiyatı olarak bu sisteme %50 den fazla iskontolu fiyat vermek zorunluluğu doğmakta ve turizm gelirlerimizde diğer pazarlara göre ciddi kayıplarına sebep olmaktadır. 
Tekelleşme: Büyük şirketler küçük şirketlerin özel ürünlerini, eksi rekabetle yok edip veya satın alarak piyasadan uzaklaştırmaktadır. Kendileri de devleşmektedirler. Bu devlerin finans sıkıntılarını da ne sistem ne de banka veya sigortalar çözebilmektedir.  
 
Kitle Turizmi: Tur operatörlük sistemi, zaman içinde turizmi Kitle turizmine dönüştürmektedir. 
Gelişme sorunu: Tur operatörlük sistemi küçük seyahat şirketlerine fırsat vermediği için özel ürünlerin gelişmeleri mümkün olmamaktadır. Sağlık turizmi, kaplıca turizmi, Kongre turizmi, Toplantı turizmi, Bayii turizmi, Yayla turizmi, Botanik turizmi, Spor turizmi, Av turizmi, Dağ turizmi, Golf turizmi, Kayak turizmi, Engelli turizmi, İnanç turizmi gibi daha sayabileceğimiz onlarca özel turizmde Tur operatörlük sistemi başarısızdır. Bizim gelişmekte olan turizmimize destek olmamaktadır. Olamayacaktır.
İstihdam: Tekelleşen tur operatörleri arz karşısında personeli ezici ücret sistemine geçmektedirler. İstihdama katkıları olmamıştır. Hatta Sistemin uygulandığı ülkelerde küçük turizm işletmelerindeki tüm istihdamı yok etmiştir.
 
Tedarikçilerin kaybı: Aktörlerin azaldığı Tur operatörlük sistemi ucuz hatta sıfır hatta eksi fiyat baskısı ile tedarikçilerinin kazanmalarını engellemektedir. Bu ülkelerden alınan operasyonlarda Artı %1-2 (bir-iki) kar marjı hayaldir. Kişi başı -50, -100, -200 kayıpla başlayan “müşterimi sana vereyim, yoksa bak başkasına veririm” sistemi işletilmektir.
 
Cironun yüzde 5-10 nu: cirodan yüzde3-5 kar marjlı sistemde cironun yüzde 5-10 teminat gösterilmesi başka hangi sektörde vardır da seyahat sektöründe uygulanacaktır. 
 
Müşteri memnuniyeti: Müşteri memnuniyet siteleri ve sisteminin tartışmalı sübjektif yönlendirmeli,  ayyuka çıktığı bu dönemde, müşteri memnuniyetine dayalı merkeziyetçi  sistem kurmak çok sakıncalıdır. Planlanan sistemle kasıtlı olarak seyahat acentesi kapattırmak/batırmak çok basittir.
 
Masa-Sandalye şirketi: Bugünün Baş aktörleri bundan 10-20-30 yıl önce masa-sandalye ile kuruldu. Önümüzdeki 30 yıl sonrasının baş aktörleri yarın masa-sandalye ile kurulacaktır. Seyahat sektöründe organizatörlerin büyük sermayeye sahip olmalarına gerek yoktur. Adresi masa sandalyesi olmayan, çantacı dediğimiz kişilerin seyahat acenteciliği yapmalarını 7-24-365 gün denetlemelerle yok edilmelidir.
 
Bizce Çözüm: Öncelikle, Seyahat acenteciliği bir turizm komisyonculuğu değildir. Seyahat sektöründe hizmet ve ürün üreticisidir, geliştiricisidir, satıcısıdır. Mevcut sistem geliştirilmesi, A,B,C grubu yanına AA, AB, AC grupları gibi turizmin ve turizm elemanlarının özelleştirilerek lisanslanmasıdır. Zorunlu seyahat sigortasıdır. Seyahat acentesinin web markasının Bakanlıkça tescilidir.  7-24-365 hem sistemin içinin hem de sistem dışının denetlenmesidir. 
 
Saygılarımla,
 
Ferit TURGUT
Yönetim Kurulu Başkanı