Kurumsallaşma nedir ?

Gelişen ekonomiler, Değişen Pazar koşulları ve gün geçtikçe artan gücü kurumların farklılaşmaya ve rekabet üstünlüğü sağlamak için bazı çalışmaları yapmaya itmektedir. Özellikle Pazar koşullarında kurumların benzerlerinden ayrışması, kendini ifade edebilmesi ve bı ifadenin kalıcılığı bir takım standartların yakalanmasından geçmektedir. Stadartlaşma ve farklılaşma söz konusu olduğunda  ‘’ kurumsallaşma’’ kavramı ile karşılaşılmaktadır.
Kurumsallaşma, en yalın anlatımla konu ne olursa olsun her türlü etkileşim ve iletişimde belirli kuralların hakim olmasıdır. Diğer bir ifade ile bir insanın bireysel yaşamından, aile yaşamına, kurum ve kuruluşlara, toplumlara ve toplumlar arası ilişkilere kadar bütün sosyal süreçlerle, belirli kuralların egemen olmasıdır. Robbins’e göre kurumsallaşma ‘’ organizasyonnun sahip olduğu, kurucu ve çalışanlarından farklı olarak kendine özgü bir yaşamın olması ; ürettiği mal yada hizmetlerle değil, kendi kimliği ile bir değerin olması; organizasyon üyeleri ararsında uygun ve doğru davranışlar  konusunda ortak bir anlayışın bulunmasıdır.
Kurumsallaşma, kuruluşların faaliyet gösterdikleri çevreleriyle (örgütsel çevre / örgütsel alan) olan uyum sürecini ve bu kuruluşlarda zamanla olan ilerlemeyi açıklamaktadır. Diğer bir ifade ile kurumsallaşma, belli bir çevrede faaliyet gösteren kuruluşların yapı ve işleyiş özellikleri ile çevrenin özellikleri arasında paralelliği ve örğütsel yapılarda zamanla oluşan benzerliği göstermektedir.
Kurumsallaşma sürecinde çevreden kuruluşa doğru yönelme ile kuruluş-çevre uyumu ön plana çıkmaktadır. Kuruluşlara değer ve denge kazandıran kurumsallaşma süreci sonunda, kuruluşlar hayatta kalma ve süreklilik kazanma amacına ulaşmaktadırlar.
Buna göre bir kurumun kurmsallaşmış olması, Çevresi tarafından kabul edilmiş ve süreklilik kazanmış olması anlamına gelmektedir. Diğer yandan, o kurumun müşterilerinin gözünde hem çalışanların, hem de ürettiği hizmet ve ürünün itibar kazanması da demektir. Kurumun hem iç hem de dış yapısını doğrudan ilgilendiren kurumsallaşma, kurum işleyişini ve akışıyla ilgili bazı soruları akla getirmektedir. Bu sorular aşağıdaki şekilde sıralanabilir :


* Kurumun iş alanları ve görev tanımları açık mıdır ?
* Kurumun günlük işleyişindeki hakim kurallar net midir ?
* Kurumda insan kaynakları, satın alma, muhaseb, finans, operasyon, pazarlama gibi 
   birimlerin iş akış şemaları belli midir ?
* Idai işlerin organizasyonu,  işe başlama saatinden tatil anlayışına, yönetici atamalardan
  ödeme alışkanlığına kadar bütün uygulamalarda kurumun kendisine özgü ilkeleri ve
  uygulama kuralları var mıdır ?
* Kurumda son kararı veren(ler) kimdir ?
* Kurum işleyişinde belirli bir gelenek, kuruma özgü kurallar ve alışkanlıklar oluşmuş
   mudur ?

Kurumlaların, varlıklarını idame ettirebilmek ve uluslararası piyaslarda sesini duyurabilmek için kurumsallaşma konusunu ciddiye almaları gerekmektedir.
Ülkemizde, aile birieyleri tarafından yöentilen kurumlar genel ekonominin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu kurumların kurumsallaşmaları sermaya piyasalarının gelişimini olumlu etkilemektedir. Sürekli ve çok hızlı değişimlerin gerçekleştiği, yoğun rekabetin yaşandığı, iletişim hızının arttığı ve alanının genişlediği günüümüz koşullarında, girişimcilerin kuşaklar boyunca ayakta kalan bir kurum yaratmaları ancak çevresel koşullara uyum sağlayan yapıyı inşa etmeleriyle mümkün olmaktadır. Günüzümzde, kurumsallaşmayı başarmış kurumların varlıklarını sürüdrümesi ve değişen çevreye uyum sağlaması konusunda diğer kurumlara kıyasla daha başarılı oldukları araştırmacılar tarafından fikir birliğine varılan bir görüştür.

Içtenlikle,

SAYD Yönetim Kurulu Üyesi
& Kurumsal Iletişim Direktörü
Cengiz Yılmaz