Seyahat Acenteleri en çok hangi konuda zorlanıyor ?

Seyahat Acenteleri Yöneticileri Derneği (SAYD) olarak sektöre dair her türlü soruna karşı duyarlıyız. Her soruna birebir eğiliyoruz.  Meslek olarak en büyük sıkıntımız bu yasaya uymayan ve kayıtlı olmayan Türkiye’nin her köşesinde kaçak acentecilik faaliyetlerinin sürmesidir. Oysa 1618 sayılı yasa Seyahat acentelerinin faaliyetlerini düzenleyen bir yasa olmasına rağmen uygulama aşamasında hem TÜRSAB ve hem de diğer denetleme mekanizmalarınca etkin uygulanmaması nedeniyle maalesef sadece kağıt üstünde kalıyor.

Devlet memurlarının çalışma saatlerinin yanında, sahip oldukları araç-gereçler, sektöre ve olaylara bakış açıları ve mevcut hukuki alt yapı kaçak faaliyetleri caydırıcı etkisinden uzak kalıyor.  O nedenle yıllardan beri hep bu işlerle uğraşmamamıza rağmen bir turlu başarılı olunamıyor.

Yasa dışı acentecilik yapmak Türkiye’de çok kolay. Türkiye geneline baktığımızda ev hanımından öğretmene, devlet memurundan askerine kadar herkes turizmci olmuş. Ancak bir meslek erbabı olarak en çok zoruma giden kaçak acentecilik faaliyetlerini bazı kamu kuruluşlarıyla beraber bir çok belediye eliyle yapılmasıdır.  Ayıca otelcilerde bu kaçak faaliyetlere göz yumarak bu tarz faaliyette bulunanlarla her türlü iş birliğini yapıyorlar. Gerisini siz düşünün.

Bir an önce 1618 Sayılı yasanın bir an önce güncellenmesi gerekiyor. Bu yasaya uygun çalışan yasal acenteler işlerini yaparken çok büyük zorluklarla karşılaşıyor. Bir taraftan kaçak faaliyet gösterenler elini kolunu sallayarak piyasada iş yaparken diğer taraftan yasayla kurulmuş seyahat Acenteleri hem TURSAB tarafından ve hem de ilgili kuruluşlar tarafından her türlü denetimden ve kontrole tabi tutuluyor.

Bu firmalar ülkenin istihdamına katkı sağlıyor, vergisini ödüyor. Tüm bunlara rağmen kaçak faaliyet gösterenlerle rekabet etmeye çalışıyor. Burada büyük adaletsizlikler var.

Ayrıca yapılan kaçak faaliyetler neticesinde devlet olarak hem istihdam boyutunda ve hem de vergi gelirleri boyutunda ciddi kayıplar söz konusudur. Bu koşullar altında biz bu yasaya uyan acenteler olarak mahkûm durumdayız.

Ayrıca Acenteler olarak ulaşım ve transfer konularında da yaşadığınız sıkıntılar var. Seyahat Acenteleri olarak 1618 sayılı yasanın bize vermiş olduğu haklarımız tek tek elimizden alındı.

Bilindiği üzere 1618 sayılı yasa ile A grubu seyahat acentelerine turist taşıma yetkisi verilmiş. Biz acente olarak yurtdışında yatırımlar yapıyoruz, paralar harcayarak yolcuyu havalimanına getiriyoruz ama Antalya Havalimanı’ndan itibaren istediğimiz araç ile o yolcuyu oteline taşımıyoruz. Bu bir komedi. Ulaştırma Bakanlığı’nın 2012 yılında çıkardığı bir yasa gereği ; seyahat acenteleri havalimanından  otellere minimum 8 + 1 ‘lik  D2 belgesine sahip minibüslerle taşımak zorundadır. Bu yolcuları taksiciler otellere taşıyabiliyorlar veya o yolcuları herhangi bir vatandaş havalimanından karşılayıp oteline götürebiliyor. Biz sadece yasal bir seyahat acentesi olduğumuz için taşıyamıyoruz. Bu gibi durumlar legal iş yapan seyahat acentelerini zorluyor.  Bunlara en kısa sürede çözüm bulmak gerekiyor.